- 15:02 - BAŞKAN USTAOĞLU, GÖKÇEHÜYÜK BARAJI’NDA İNCELEMELERDE BULUNDU
- 14:58 - Belediye Personeline Aile İçi ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Eğitimi Verildi
- 14:55 - BAŞKAN USTAOĞLU, “ALACABEL TÜNELİNDE SONA GELİNDİ”
- 14:52 - Seydişehirli Öğretmenler Turnuvaya Damga Vurdu
- 13:38 - Basın İlan Kurumu, yazılı basının dijital dönüşümünü çalıştayda masaya yatırdı
- 13:32 - KEMAL SOYLU’NUN ACI GÜNÜ
- 13:30 - KAYMAKAM GÖZEL’DEN SEYDİŞEHİR POSTASI’NA ZİYARET
- 10:17 - KIZILAY’DAN SEYDİŞEHİR’DEKİ MEVSİMLİK TARIM İŞÇİLERİNE SICAK YEMEK DESTEĞİ
- 13:44 - CHP’li Bektaş: Devlet bir eliyle desteklediği çiftçiyi diğer eliyle cezalandırıyor
- 13:36 - KONYA ŞEKER'DEN ÜRETİCİ ORTAKLARINA ÇİFTE AVANS MÜJDESİ
- 10:34 - CHP’li Bektaş’tan çağrı: Enerji Bakanlığını Karacadağ’ın doğal mirasını korumaya davet ediyorum
- 08:53 - BOZKIR'A MÜZE
- 08:39 - AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI YAVUZ’DAN SEYDİŞEHİR TEŞKİLATINA ZİYARET
- 14:03 - SEYDİŞEHİR’DE EKMEĞE ZAM!
- 15:40 - SEYDİŞEHİR’DE TAŞIMA ÜCRETLERİ İÇİN YENİ DÜZENLEME TALEBİ
Abdullah LEBLEBİCİ / Haber Köşe Yazarı


Galibiyet Var, Ama Sorgulamak da Şart...
Romanya’yı 1-0 da olsa geçmek elbette küçümsenecek bir sonuç değil.
Milli takım seviyesinde alınan her galibiyet değerlidir.
Ancak futbol sadece skor tabelasından ibaret değil; oyunun bize anlattıkları da en az sonuç kadar önemlidir.
Maçın ilk yarısında Romanya’nın neredeyse 6-7-8 kişiyle savunma yaptığı bir gerçek.
Bu kadar kapanan bir takıma karşı üretkenlik göstermek zor olabilir, kabul.
Ama burada asıl dikkat çeken nokta şu: Bu kadar baskıya rağmen kaleyi zorlayan, net bir şut organizasyonu ortaya koyamamak.
İkinci yarıya geldiğimizde ise sahneye bireysel kalite çıktı.
Arda Güler ile Ferdi Kadıoğlu arasındaki uyum, kilidi açan anahtar oldu.
Bu da aslında bize şunu gösterdi: Sistemden çok, oyuncu kalitesi konuştu.
Golden sonra Romanya mecburen açıldı. İşte tam bu noktada maç koparılabilirdi.
Direkten dönen toplar, yakalanan fırsatlar… Peki, o gol gelseydi? Senaryo tamamen değişebilirdi. Futbol böyle bir oyun; affetmez.
Ama asıl eleştiri burada başlıyor. Rakip açılmış, alanlar oluşmuş, sol kanat çökmüş…
Buna rağmen oyunu doğru okumak, zamanında hamle yapmak gerekirdi. Yorulan oyuncuların değişmemesi, kanatların daha etkili kullanılmaması, ikinci golü getirecek hamlelerin gecikmesi…
Bunlar göz ardı edilemez.
Evet, Vincenzo Montella eleştirilmeyebilir, sabır gösterilebilir. Ancak şu soruyu sormak da herkesin hakkı:
Bu kadar kaliteli bir oyuncu grubu, hangi teknik direktöre nasip oldu?
Bu kadro; bireysel yeteneği yüksek, oyun zekâsı olan, fark yaratabilecek isimlerden kurulu.
Böylesine bir oyuncu grubuyla sıradan bir oyun ortaya koymak, hatta zaman zaman oyunu okuyamamak ciddi bir sorgulamayı beraberinde getirir.
Açık konuşmak gerekirse, bu kadroyla başarısız olmak gerçekten “özel bir beceri” ister.
Bugün gelinen noktada şunu net söylemek gerekiyor:
Bu galibiyetin asıl sahibi, sahadaki kaliteli ayaklardır.
Teknik heyetin katkısı elbette vardır ama oyunu çözen, skoru getiren, fark yaratan isimler futbolculardır. Haklarını teslim etmek gerekir.
Salı akşamı, Kosova karşısında oyunu çözecek, skoru getirecek ve fark yaratacak isimlere sahibiz.
ANCAK MONTELLA…
Şu an için bu oyuncu grubunun sunduğu potansiyelin gerisinde kalıyor.
Eleştiri, kötü niyet değil; gelişimin bir parçasıdır.
Eğer daha iyisini istiyorsak, gördüklerimizi konuşmaktan kaçınmamalıyız.
Çünkü bu takımın potansiyeli, 1-0’lık galibiyetlerin çok daha ötesinde.
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yukarı
KONYA BÜYÜKŞEHİR’DEN DÜNYAYA ÖRNEK PROJE
Belediye spor evinde Yıldızeli spora kükredi
CHP kongresine doğru
Barınaktaki köpeklere kuduz aşısı yapıldı
600 yıllık meşe palamudu ağacına tescil çalışması
Seydişehir’de ‘SEYDİ’ markalı kimyasal ürünleri üretiliyor
“UYUŞTURUCU İLE MÜCADELEDE EYLEM PLANI’NA YÖNELİK İLETİŞİM STRATEJİSİ UYGULAMA REHBERİ
BAŞKAN TUTAL'DAN 15 TEMMUZ MESAJI
Haber Yazılımı: CM Bilişim





