

MHP’li Koçak:
TBMM Millî Savunma Komisyonu Üyesi ve MHP Konya Milletvekili Konur Alp Koçak, Millî Savunma Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçe görüşmelerinde yaptığı konuşmada uluslararası güvenlik ortamındaki kırılganlıklara dikkat çekerek Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) caydırıcılığının artırılmasının stratejik bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Koçak, savunma sanayisinde millîleştirme sürecinin hızlandırılmasından balistik füze projelerine, Konya’nın savunma ekosistemindeki rolünün genişletilmesinden bakanlık personeline yönelik mali ve sosyal iyileştirmelere kadar birçok konuda mesaj verdi.
“Türkiye çok katmanlı ve riskli bir güvenlik döneminden geçiyor”
Konuşmasında küresel sistemde yaşanan kırılmalara işaret eden Koçak, enerji güvenliğinden siber tehditlere uzanan geniş bir risk alanının Türkiye’nin savunma kapasitesini çok boyutlu şekilde güçlendirmesini zorunlu kıldığını söyledi.
ABD-Çin rekabeti, Avrupa’daki belirsizlikler, Rusya’nın agresif hamleleri ve Orta Doğu’daki vekalet savaşlarının uluslararası düzeni sarstığını belirten Koçak, “Böyle bir ortamda Türkiye’nin hazırlıklı ve proaktif olması tercihten öte stratejik bir gerekliliktir” dedi.
Gazze’de yaşananları “devlet terörü” ve “soykırım” olarak nitelendiren Koçak, İsrail’in kontrolsüz militarizminin bölgesel istikrarsızlığı derinleştirdiğini ifade etti.
Rum-Yunan ikilisinin provokasyonlarına da değinen Koçak, “Yunanistan’ın maksimalist taleplerini uluslararası norm gibi sunma çabası ve Doğu Akdeniz’deki oldubittiler, Türkiye’ye yönelik uzun vadeli bir kuşatma girişimidir. Kıbrıs Türklerinin egemenliği pazarlık konusu değildir” diye konuştu.
“Hipersonik füze çağındayız, caydırıcılık yeniden tanımlanıyor”
Modern savaşın niteliğinin hızla değiştiğini söyleyen Koçak, özellikle son İsrail–İran çatışmasının caydırıcılık kavramını yeniden şekillendirdiğini vurguladı.
“Caydırıcılığı belirleyen esas unsur artık yüksek tahrip gücüne sahip, uzun menzilli ve hipersonik hızlara çıkabilen balistik füze teknolojileridir” diyen Koçak, TAYFUN Blok 4 balistik füzesi, İHA-300 seyir füzesi ve kapsüllü ATMACA projelerinin stratejik önemine dikkat çekti. Bu sistemlerin yerli ve millî imkânlarla hızla envantere alınması ve seri üretimin artırılmasının acil ihtiyaç olduğunu söyledi.
“Konya, savunma sanayisinin Anadolu’daki lokomotifi”
Konuşmasında Konya’nın savunma ekosistemindeki özel konumunu da vurgulayan Koçak, kentin savunma ve havacılık ihracatında Türkiye’nin 4’üncü şehri olduğuna dikkat çekti.
“Aselsan Silah Sistemleri Tesisi ve Konya Teknoloji Endüstri Bölgesi büyük fırsatlar sunmaktadır. Coğrafi çeşitliliğin sağlanması için Konya’nın kapasitesi daha etkin kullanılmalıdır” ifadelerini kullanan Koçak, Necmettin Erbakan Üniversitesi bünyesinde kurulması planlanan ENEMAR Enerjetik Malzemeler Araştırma Merkezi’nin 2026 Yatırım Programı’na alınması için destek istedi.
Savunma sanayisinde yerlilik uyarısı: “Mikro bağımlılık ciddi tehdittir”
Savunma sanayisindeki yerlilik oranının yüzde 80’lerin üzerine çıkmasının büyük bir başarı olduğunu söyleyen Koçak, ancak kritik bazı bileşenlerde yüzde 1’lik dışa bağımlılığın bile tüm sistemi riske atabileceği uyarısında bulundu.
KOBİ’lerin desteklenmesi, ihracat izin süreçlerinin hızlandırılması ve offset yükümlülüklerinin KOBİ’lere yönlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Koçak, dünyanın en büyük 100 savunma ve havacılık şirketi arasında 5 Türk firmasının yer almasını gurur verici bulduğunu ancak küresel pazar payının daha da artırılması gerektiğini söyledi.
“Terörsüz Türkiye hedefine ulaşacağız”
Koçak konuşmasını Türkiye’nin terörle mücadelesine ilişkin güçlü bir mesajla tamamladı:
“Kırk yıldır ağır bedellere yol açan terörün ülkemizin gündeminden tamamen çıkması için kararlılığımız tamdır. TSK’nın kaynağı ve niteliği ne olursa olsun her türlü tehdidi bertaraf edecek irade ve kapasiteye sahip olduğuna inanıyoruz. DAEŞ ve PKK gibi terör örgütleri karşısında sahada elde edilen başarılar, ordumuzun üstün yetenek ve kabiliyetlerini açıkça göstermektedir.”
Haber Yazılımı: CM Bilişim













