• İstanbul19 °C
  • Ankara15 °C

Abdullah LEBLEBİCİ / Haber Köşe Yazarı

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Abdullah LEBLEBİCİ / Haber Köşe Yazarı

Montella’ya Rağmen Gelen Zafer: 24 Yıllık Hasret Sona Erdi...

01 Nisan 2026 Çarşamba 10:08

 

Yazımın başında hemen ifade edeyim…

Gece yarısı bir otelin önünde patlatılan havai fişekleri “protesto” diye pazarlamak, aklın ve vicdanın sınırlarını zorlayan bir sığlıktır.

Sporun birleştirici ruhunu hiçe sayıp, misafir bir milli takımı hedef alacak kadar düşülen bu seviyesizlik, ne rekabetle ne de taraftarlıkla açıklanabilir.

Asıl sorgulanması gereken, bu davranışı meşru gören zihniyetin neyi savunduğu ve kime hizmet ettiğidir. Böyle ahde vefasız olanlar gibi…

DİĞER YANDAN…

Kosova Priştine'de bir Kafe’de not:

"Bugün rakibiz ama her zaman dostuz... Türklere çay kahve ikramımızdır... Borcunuzu 1999'da ödediniz"

Böyle düşünen ahde vefalılar da var…

EVETTTTTT…

Şimdi gelelim maça…

Bana katılmayanlar olabilir, buna saygı duyarım.

Ancak bir kez daha ifade etmek isterim ki; çok yetenekli bir kadromuz var ve Montella bu kadronun potansiyelinin oldukça gerisinde kalıyor.

Tek endişem bu…

Kosova, maça kalabalık bir ön alan baskısıyla başladı. Organize ataklarla gol bulmaktan ziyade, Millilerimizi kendi ceza sahası önünden uzak tutmayı hedefledi.

Tıpkı Romanya takımı gibi; önce ilk yarıyı ve ardından ikinci yarıyı berabere tamamlayıp maçı penaltılara götürme düşüncesinde olduğunu açıkça ortaya koydu.

Kosova, duran topları etkili kullanan bir takım kimliğiyle sahaya çıktı. Bu nedenle özellikle kornerler ve ceza sahasına yakın bölgelerden serbest vuruş kazanmak adına büyük bir çaba gösterdiler.

Öte yandan orta sahamızda ciddi zaaflar dikkat çekti. Rakip, geçiş oyunlarıyla orta sahamızı oldukça kolay geçti. Uyguladıkları yoğun baskı sonucunda oyunun kontrolünü büyük ölçüde kaybettik.

Teknik direktör Vincenzo Montella’nın bu duruma erken müdahale etmesini bekledik ancak o da adeta bizim gibi oyunu izlemekle yetindi.

İlk yarı genelinde Kosova daha etkili ve derli toplu bir oyun sergiledi. Buna rağmen soyunma odasına beraberlikle gitmek, bizim adımıza olumlu bir sonuç oldu.

İkinci yarıya da ilk 11’de herhangi bir değişiklik yapmadan başladık.

Böylesine üst düzey bir karşılaşmada hakem kararlarını tartışmak istemezdim; ancak orta hakemin takdir haklarını kullanma biçimi, verdiği ve vermediği faullerle ciddi soru işaretleri yarattı.

Türkiye vs Romanya maçı karşılaşmasında olduğu gibi, golü yine kritik bir anda bulduk ve adeta tüm Türkiye ayağa kalktı. Dakikalar 53’ü gösterdiğinde Kerem Aktürkoğlu ile golü bulduk. Bundan böyle 53. dakika bizim uğurlu anlarımızdan biri olarak hafızalara kazındı.

Golden sonra Kosova’nın risk alacağı belliydi; nitekim öyle de oldu. Rakip daha fazla üzerimize geldi, pozisyonlar buldu. İlk yarıda olduğu gibi orta sahamızı yine çok kolay geçtiler.

Daha önce de belirttiğim gibi, Vincenzo Montella bu tabloyu uzun süre sadece izlemekle yetindi.

Maçın son bölümlerinde topu ayağımızda tutarak oyunu soğutmakta zorlandık. Uzun toplarla zamana oynayamadık, adeta nefeslerimizi tutarak son düdüğü bekledik. Montella’nın yaptığı değişiklikler ise saç baş yoldurdu.

Ama bir kez daha altını çizmek gerekir ki; Vincenzo Montella’ya rağmen de olsa, 1-0 kazanmayı bildik.

Ve en önemlisi… 24 yıl sonra Dünya Kupası’na gitme hakkını kazandık.

Teşekkürler milliler.

Bu yazı toplam 19 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Seydişehir Postasi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim